Aşkla Seven Adamlar Serisi || Özlem Çorapçı Aydemir


1-Genç Patron

Genç Patron
Özlem Çorapçı Aydemir
592 sayfa
Parola Yayınları

Arka Kapak;

İçini titretir sevdiğinin dokunuşu, dur diyemez, duramazsın. Yanlış, hata bilmezsin. O dakika her şey doğru gelir kalbine.
Azra için de öyle olmuştu. Sevdiğinin dokunuşu, ateşi ne kadar yanlış olsa da karşı konulmaz bir istekle doğru gelmişti ona. Ta ki o gecenin sabahında bu karşı koyamadığı bakış, gülüş, dokunuşların aslında bir iddia olduğunu öğrenene kadar. Saf, temiz bir bedene dokunmanın nasıl hissettirdiğini bilmezdi Bora. Ta ki o kirli elleri Azra’nın tenine dokunana kadar. Ona git demesi gerekirken bu duyguya karşı koyamaması, ne kadar pislik biri olduğunun ispatıydı.
Tek bir gece yıllarca akılda kalır mı? Kalmıştı. O gece her anı ile Bora’nın aklında kalmıştı, acı ama unutulmaz bir anı olarak. Bu birbirlerinde unutulmaz iz bırakan kalpler yıllar sonra iş hayatında karşılaştı ve olanlar oldu. Saf ve masum Azra; seksi, çekici ve dişli mi dişli bir asistan. Çapkın, umursamaz ve serseri Bora; pişman, kıskanç, âşık mı âşık bir patron. Biri nefretle, diğeri ise aşkla bakan iki kalp. Mutluluğa giden yolda karşılaşılan acılar, yanlış kararlar ve tüm olumsuzluklara rağmen gittikçe büyüyen bir aşk.
Her hata son değildir. Bazen bir hata, düzeltmek için gireceğin yol ile mükemmel bir doğruya dönüşebilir. İşte, geçmişte yaptığı hatayı aşk yolunu izleyerek telafi eden Bora’nın hikâyesi, Genç Patron…
2-Gün Işığım

Gün Işığım
Özlem Çorapçı Aydemir
448 sayfa
Parola Yayınları

Arka Kapak;

Bazı aşklar bebeklikte bulur birbirini. O zaman anlarsın sonun kimdir diye. Mert ile Melek’te öyle hissetmişti. Yılların ardından çocukluk aşkları, gençlik dostluğu engeline takılınca sendeler ve birbirlerini kaybederler.
Duygularının ağırlığıyla kaçan Mert, Bu kaşın ardından gururuna sarılan Melek. İçinizi ısıtacak, gülümseyeceğiniz bir aşk hikâyesi.

“Gitmem gerekiyor dedin ve gittin. Kim için gittin? Ne için gittin? Bilmiyorum. Ama ben senin için geliyorum Mert. İlk söylediğim kelime gibi kalbime işleyen adam, kalbimin tek sahibi olan sana geliyorum. Ne hissediyorsun bilmiyorum? Ya da kimi bekliyorsun? Dostun, arkadaşın Melek’i mi? Yoksa sevdiğin kızı mı? Sen hangisini bekliyorsun bilmiyorum ama ben, beni seven Mert’i görmeye geliyorum. O beni görmek için cama yapışan küçük Mert’i, babamın her tehdidine rağmen çaktırmadan yanağımı öpen Mert’i, yanımdan bir an bile ayrılmayan Mert’i. Lütfen kırma kalbimi, sarıl sımsıkı bırakma. Öyle bir şey yap ki görmek şöyle dursun, iliklerime kadar hissedeyim seni…”
3-Gecemin Yıldızı

Gecemin Yıldızı
Özlem Çorapçı Aydemir
400 sayfa
Parola Yayınları

Arka Kapak;

Mutluluk, her zaman çok uzakta değildi. İlla her acı bitmeyecek diye bir kural da yoktu. Bir adam canını acıtırken başka bir adam o acıları dindirebilirdi. Öyle de olmuştu. Tüm acılarım, onca kederim bu adamın kollarında son bulmuştu. Bugün geçmişime baktığımda, tek güzel şeyin Yiğit Ertürk olduğunu görüyordum.

Sevginin bu hayatta aşılamayacak engelleri nasıl aştığının, saf ve masum kalplerin bir araya geldiğinde nasıl mucizeler yaratacağının öyküsüydü Aylin ve Yiğit’in yaşadıkları aşk.

Kötülüğe karşı, inadına sevgi, İnadına tutku, İnadına güzellik, ama illa da aşk…
4-Aşkın Büyüsü

Aşkın Büyüsü
Özlem Çorapçı Aydemir
304 sayfa
Parola Yayınları

Arka Kapak;
SERİ, TEHLİKELİ SARIŞIN HANDE VE BUZ ADAM KEREM’İN TUTKULU AŞKI İLE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR.
Aşk bazen nefrettir ama nefretini bile seversin. “Hiç bir şeye benzemez aşkın acısı. Tepeden tırnağa ruhun değişir. Nefret köklerini sinsice kalbine salarken, intikam gülleri filizlenmeye başlar. Simsiyah güller…
Dikenleri sert, acı dolu ve tehlikeli güller… Tıpkı Hande Çakır gibi; cezbedici, büyüleyici, acımasız, tehlikeli… Ruhunu aşka teslim ettiği gecenin sabahında dönüşü olmayan bir intikam büyüsüne karar verdi.

…PİŞMANLIK, AŞKIN EN GÜZEL İNTİKAMIDIR.
Ruhunun her bir zerresini yakar, kavurur. Kalbinin infazını verir.
Aşkın büyüsünde yanar, kor olursun. Kerem Salman ‘buz adam’ aşkın büyüsü tüm ruhunu ele geçirdiğinde anlamıştı, bir saman alevinin bir ömür boyu ruhunu kavuran pişmanlığı olacağını. Aşkın Büyüsü intikam ve pişmanlığın birbirinde hüküm sürdüğü, karşı konulamaz bir tutkunun hikâyesi.

HANDE İLE YANACAK, KEREM İLE KÜL OLACAKSINIZ.
5-Aşk Fırtınası -Hüzün-

Aşk Fırtınası -Hüzün-
Özlem Çorapçı Aydemir
432 sayfa
Parola Yayınları

Arka Kapak;

AŞK ACIDIR.
NE ONUNLA YAPABİLİRSİN, NE DE ONSUZ.
ÖNCE YANAR KALBİN, ARDINDAN DONAR.
Sonra bir bakmışsın, nefes almak yetmez olmuş. Sadece görmek yetmez olmuş. Aslında yaşamak bile anlamsız olmuş. Doruk için de öyle olur.
Aşkı ve acıyı tadan kalbini sevdiği kız ile toprağa gömmesinin onu tüm acılardan kurtaracağını sanmıştı, ta ki o okyanus mavisi gözler, kalbinden ruhuna işleyene kadar.

AŞK GÜZELDİ.
SEVMEKTİ, SEVİLMEKTİ.
Önce kalbinden hissedip, ardından tüm benliğini teslim ettiğin bir duyguydu. Kalbi aşkı hiç tatmayan İpek için de öyleydi, ta ki pır pır çarpan kalbi, buz tutmuş bir kalbe çarpana kadar. İşte o zaman öğrendi aşkın acı olduğunu, parçalanmak olduğunu kanamak olduğunu.

Yaşadığı acılara ek bir kayıp daha vermek istemeyen ve bundan korkan İpek Salman, kalbinden asla vazgeçmeyen Doruk Demir…

YAŞANAN BÜYÜK KAYIPLARA RAĞMEN,
AŞKIN YAKASINI BIRAKMADIĞI İKİ KALBİN HİKAYESİ
AŞK FIRTINASI HÜZÜN
6-Aşk Fırtınası 2 -Mutluluk-

Aşk Fırtınası 2 -Mutluluk-
Özlem Çorapçı Aydemir
304 Sayfa
Parola Yayınları

Arka Kapak;
Evin içindeki bu mükemmel ambiyansa uysun diye pembe şık bir elbise giymiştim. Fonda mükemmel bir dans müziği çalıyordu ve Doruk’un kollarında neredeyse titriyordum. Ona vereceğim haber gerçekten çok büyüktü ve heyecanı tüm benliğimi sarmıştı. Kendimi toparladım ve gözlerime aşkla bakan Doruk’a, “Sana bir şey söylemem gerekiyor” dedim.
Doruk gülümseyerek, “Beni çok seviyorsun. Ve ben de seni çok seviyorum, kalbim” dedi. Ben derin bir nefes alarak, “Hayır, şaşıracağın bir şey söyleyeceğim” dedim.
Doruk merakla gözlerini gözlerime sabitleyip,
“O kıl herifle çalışmaktan vazgeçtin” dediğinde artık sabrımı zorladığının farkına vardım. Ayrıca bu haberin öyle romantik bir şekilde söylenemeyeceğini de anlamış oldum. Onun için derin bir nefes aldım ve gözlerimi gözlerinden bir an bile ayırmadan, “HAMİLEYİM” diye tek kelime söyledim. Ardından vereceği tepkiyi bekledim. Doruk sustu.
Baktı… Baktı… Baktı ve yutkunmanın ardından tekleyerek, “Hamile misin?” diye sordu.
Ben gözlerindeki anlamı çözemedim ama “Evet” karşılığını verdiğimde kulakları sağır eden bir bağırış karşısında neredeyse kahkahalara boğulmuştum. Ayaklarım yerden kesilirken, resmen Doruk’un sevincinde boğulmuştum.

***

“Aşk Fırtınası – Hüzün” kitabında acı ile yanıp kavrulmuş, gözyaşı denizine dalan Doruk ve İpek çiftimiz, “Aşk Fırtınası – Mutluluk” kitabında aşk ve mutluluk denizine balıklama dalıyor. İpek yakalamış olduğu bu mutluluğu tüm ihtişamıyla süslerken, Doruk mutluluk denizinde dalgalara karşı yüzmeye devam ediyor.
Her bir sayfasında büyüleneceğiniz devam serüveni tekrar sizlerle…

Bir Cevap Yazın